Denetleyici ve Düzenleyici Sistemler-Konu özeti

İNDİR

Denetleyici ve Düzenleyici Sistem

Vücudumuzda 1 gün içerisinde birçok olay gerçekleşir. Bu olaylardan bazılarını görebilirken, örneğin yürümek, konuşmak, düşünmek…

Bazılarını da göremeyiz örneğin sindirim, dolaşım, boşaltım gibi… .Vücudumuzda gerçekleşen binlerce bu ve buna benzer olayları saymak nerdeyse imkansızdır!

Vücudumuzda gerçekleşen bu olaylar zor ve karmaşık olabilir ama bu faaliyetlerin hiç biri birbirinden bağımsız ve kontrolsüz değildir.

Vücudumuzdaki olayların tamamı sistemlerimiz tarafından gerçekleştirilir. Ve sistemlerimizde birbirleriyle uyum içinde çalışır.

Vücudumuzdaki sistemlerin düzenli, birbiriyle uyumlu ve sorunsuz olarak çalışmasını, denetleyici ve düzenleyici sistemimiz sağlar.

Bu sistem sinir sistemi ve iç salgı sistemi olmak üzere 2 sistemden meydana gelmiştir.

                      

Sinir Sistemi

İç ve dış çevreden gelen uyarıların değerlendirilmesini sağlayan, organların düzenli ve uyumlu çalışmasını kontrol eden ve konuşmak, acıkmak, yürümek,

 

dengede durmak, yazmak, ağlamak gibi birçok olayı gerçekleştiren sisteme sinir sistemi denir.

Sinir sistemimiz çok hızlı ve kısa süreli çalışır.

Sinir sistemimiz milyarlarca sinir hücresinin bir araya gelmesiyle oluşmuştur. Sinir sistemini oluşturan bu sinir hücrelerine nöron denir.

Sinir hücreleri vücudun kontrolünü sağlayabilmek için, uç uca gelerek bütün vücudu bir ağ gibi sarar.

Böylece sinir sistemi, vücuttaki bütün organlarla bağlantı kurar ve bu organların çalışmasını kontrol eder.

C:\Users\fikret\Desktop\Ekran görüntüleri\2018-08-13_12-56-48.png

Merkezi Sinir Sistemi

Merkezi sinir sistemi sinir sisteminin yönetim ve değerlendirme merkezidir. Vücudun idare merkezi olup organ ve sistemlerin düzenli bir şekilde çalışmasını sağlar.

Beyin, beyincik, omurilik soğanı, omurilik olmak üzere 4 organdan meydana gelir.

C:\Users\fikret\Desktop\Ekran görüntüleri\2018-08-13_12-57-29.png

Beyin

Milyarlarca sinir hücresinden meydana gelmiştir. Merkezi sinir sisteminin en gelişmiş organıdır. Sağ ve sol bölüm olmak üzere 2 bölümden meydana gelmiştir. Yapısı girintili çıkıntılıdır. Kafatasının içinde yer alır bu sayede dış etkilerden korunmuş olur.

Vücuttaki faaliyetler(görme konuşma, hareket, hissetme, işitme tat alma vs…) organlar ve sinir sisteminin diğer bölümleri beynin kontrolünde faaliyet gösterir. Beyin bunu yapmak için farklı bölümlere ayrılmıştır.

Beynin Görevleri

  1. İstemli hareketleri gerçekleştirir. (yazma, okuma, konuşma, koşma, müzik aleti çalmayı öğrenme).
  2. Akıl, zeka, düşünme, öğrenme, hafıza, hayal kurma, gibi olayları gerçekleştirir.
  3.  Merkezi sinir sisteminin diğer organları yardımıyla vücudu yönetir ve kontrol eder.
  4. Beş duyu organından (göz, kulak, burun, dil, deri) gelen uyarıları değerlendirir ve beş duyu organının merkezleri (görme, işitme, koku alma, tat alma, hissetme merkezleri) buradadır. Ayrıca konuşma, düşünme, hareket gibi merkezler beyinde bulunur.
  5. Kan basıncı ve vücut sıcaklığını ayarlar.
  6. Acıkma, susama, uyku ve uyanıklık, korku gibi olayları düzenler.
  7. İç salgı bezlerinin ne kadar salgı yapacağını belirler.

Beyincik

Kafatası içerisinde beynin alt arka tarafında bulunur. Beyine benzer bir yapısı vardır.

Vücudumuzun hareket ve denge merkezidir.

Görevleri

  1. Beyincik, vücut dengesi bozulduğunda duyu organlarından gelen uyartıları değerlendirerek vücut dengesini yeniden sağlar.
  2. Beyincik; iskelet kaslarının uyumlu bir şekilde çalışmasını sağlar.

Omurilik Soğanı

Beyin ile omurilik arasında yer alır. Soğana benzer bir yapısı olduğu için omurilik soğanı denir.

Omurilik soğanı beyin ile omurilik arasında uyarı geçişini sağlayan bir köprü gibi görev yapar.

Görevleri

1-Beyinle omurilik arasında sinirsel iletimin(uyarı iletimi) gerçekleşmesini sağlar. Yani aracılık yapar. Böylece beyin ve diğer vücut organları arasındaki bağlantıyı sağlar.

2- İstek dışı çalışan sistemlerimizin (Solunum, dolaşım, sindirim, boşaltım…) sistemlerimizin kontrollü bir şekilde çalışmasını sağlar.

3- Omurilik soğanı isteğimiz dışında çalışan iç organların çalışmasını sağlar.

4- Nefes alma, yutma, öksürme, çiğneme, hapşırma ve kusma gibi olayları kontrol eder.

Omurilik

Omurilik soğanından başlayarak kuyruk sokumuna kadar olan omurgamız içerisinde yer alan bir sinir kordonudur.

Beyne gelen ve giden bütün sinirler omurilikten geçer.

Görevleri

1- Beyinle diğer organların arasındaki bilgi iletimini sağlar.

2-Refleks davranışlarımızı gerçekleştirir.

Omurilik, vücudumuzun refleks yönetim merkezidir.

Refleks

Vücudun dışarıdan gelen (ışık, ses, dokunma gibi) bir uyarıya karşı düşünmeden ani ve hızlı bir şekilde tepki göstermesine refleks denir.

Refleksler vücudun bir çeşit savunma mekanizmasıdır.

Reflekslerin bir kısmı kalıtsalken, bir kısmı ise sonradan kazanılmış reflekstir.

Reflekslerin bir kısmı kalıtsalken(doğuştan), bir kısmı ise sonradan kazanılmış reflekstir.

Doğuştan Kazanılan Refleks

Bunlar kalıtımla anne ve babadan çocuklara aktarılabilen reflekslerdir. Tüm insanlarda ortak olarak görülür. Doğumla beraber gelen yaşam boyunca devam eden reflekslerdir.

-Yeni doğan bebeğin emme refleksi

-Diz kapağına vurulunca kalkması

-Göz bebeğinin ışığın durumuna göre büyüyüp küçülmesi

-Eline diken batan kişinin elini çekmesi

-Göz kapaklarının kırpılması

-Yüksek seste irkilme vs…

Sonradan Kazanılan Refleksler(Alışkanlıklar)

İnsanlarda doğumdan sonra gerçekleşen birtakım öğrenme faaliyetleriyle kazanılan reflekslerdir. Kalıtsal olmadıkları için bir sonraki nesne aktarılamaz. Bu yüzden her birey, bu refleksleri kendi deneyimleriyle kazanır. Bireydeki bu refleksler zamanla birer alışkanlık haline gelir.

Not: Sonradan kazanılan refleksleri önce beyin öğrenir daha sonra omuriliğin kontrolüne geçer, eğer herhangi bir aksaklık meydana gelirse beyin görevi tekrar ele alır.

Çevresel Sinir Sistemi

Çevresel sinir sistemi, nöronların birbirine bağlanmasıyla oluşan ve vücudu bir ağ gibi saran sinirlerden oluşur.

Çevresel sinir sistemi; merkezi sinir sistemi ile vücuttaki diğer organlar arasındaki uyartı iletişimini ve böylece vücudumuzdaki sistemlerin birbirleriyle uyumlu bir şekilde çalışmasını sağlar.

Yani çevreden gelen uyarıları alan, bu uyarıları merkezi sinir sistemine ileten, merkezi sinir sisteminin gelen uyarılara verdiği cevabı kaslara ya da organlara ileten, vücuttaki organlar ve kaslar ile merkezi sinir sistemi arasındaki iletimi (bağlantıyı) sağlayan sistemdir.

Sinirler Mesajları Beyne Nasıl Taşır?

Vücudumuzun iç veya dış kısmında meydana gelen fiziksel,kimyasal veya biyolojik etkilere uyarı denir.Uyarılara ses, ışık, tat, temas gibi örnekler verilebilir.

Uyarılar duyu organlarımızda bulunan özel hücreler(duyu almaçları) tarafından algılanır.

Özel hücreler algıladığı uyarıyı bağlantılı olduğu nöronlara aktarılır. Uyarının nöronlara aktarılması sırasında nöronlarda oluşan değişikliğe uyartı(elektriksel mesaj)denir. (yani uyarı uyartı mesajına dönüştürülmüş olur)

Daha sonra bu uyartı diğer nöronlarla merkezi sinir sisteminin gerekli organına taşınır. Merkezi sistemde bulunan organlar bu mesajı değerlendirir ve gerekli cevabı uyartı şeklinde sinirler yoluyla gerekli organlara iletir. Bunun sonucunda da organlar bu gönderilen emirleri uygular buna da tepki denir.(tepki uyarılara karşı gösterilen davranıştır.)

İç Salgı Sistemi (İç Salgı Bezleri)

Denetleyici ve düzenleyici sistemimizi oluşturan diğer sistemdir. Bu sistem salgıladığı özel salgılarla denetleme ve düzenleme yapar. Salgıladıkları bu özel salgılara hormon denir. Her bez (buradaki hormon salgılayan organlara bez denir) farklı bir hormon salgılar. Ve her hormonun farklı görevleri vardır. Her hormonun etki ettiği organ ya da doku da farklıdır. Hormonların etkilediği bu organlara hedef organ denir.

İç salgı sistemimiz yavaş, uzun süreli ve sürekli çalışır.

İnsanlarda; hipofiz, tiroit, böbrek üstü, pankreas ve eşeysel bezler iç salgı bezleridir.

Bezler ve Salgıladıkları Hormonlar

Hipofiz Bezi

Ayrıca;

İç salgı bezlerinin patronudur. Beynin alt kısmında bulunur. Yapısı ve çalışması beyinle bağlantılıdır.

Bunun sayesinde sinir sistemi ve iç salgı bezleri arasında bağlantı ve uyumu sağlar. Salgıladığı hormonlarla diğer iç salgı bezlerinin çalışmasını kontrol eder.

1- Salgıladığı büyüme hormonuyla büyümeyi, gelişmeyi ve cinsel hormonların oluşmasını sağlar.(Büyüme döneminde az salgılanırsa cücelik, çok salgılanırsa devlik oluşur.)

2-Salgıladığı diğer hormonlarla diğer iç salgı bezlerinin çalışmasını kontrol eder.

3- Erkeklerde sperm, kadınlarda yumurta oluşumunda etkilidir.

Tiroit Bezi

Boynun ön kısmında gırtlağın hemen altında yer alır.

Tiroksin ve Kalsitonin olmak üzere 2 çeşit hormon salgılar:

  1. Tiroksin Hormonu

Vücuttaki büyümeyi ve gelişmeyi sağlar ayrıca vücuttaki enerji üretim olaylarının hızını ayarlar. Doğumdan sonra az salgılanırsa kretenizm denilen cücelik ve zeka geriliği görülür. Yetişkinlerde az salgılanırsa ruh ve beden uyuşukluğu görülür.

Fazla salgılanırsa metabolizma hızlanır, kan basıncı artar, kan dolaşımı hızlanır, aşırı terleme ve sinirlilik oluşur.

Guatr Hastalığı

Tiroksin hormonunun yapısında iyot denilen madensel tuz bulunur. Tiroit bezi tiroksin hormonunu üretebilmek için iyoda ihtiyaç duyar. Vücutta iyot eksikliğinde tiroit bezi (hipofiz bezinin uyarması sonucu) tiroksin hormonu üretebilmek için fazla çalışır ve büyür. Bunun sonucunda guatr hastalığı oluşur.

Bu nedenle iyotlu tuzlar kullanılmalıdır. Ayrıca kırmızılahana vücutta iyot kullanımını önler. Bu da guatr hastalığına yol açar. (Karadenizliler çok lahana kullanırlar).

Kalsitonin Hormonu

Kandaki kalsiyum ve fosforun kemiklere geçmesini sağlayarak kemiklerin sertleşmesini sağlar.

Eksikliğinde kemik erimesi hastalığı ortaya çıkar.

Böbreküstü Bezi

Böbreklerin üst kısmında bulunan bezlerdir. Her iki böbrekte de bulunur. Böbrek üstü bezleri adrenalin hormonu üretir.

Adrenalin Hormonu

Korku, heyecan, öfke, sevinç gibi durumlarda salgılanır.

Salgılandığında;

-Genel olarak vücuttaki enerji üretim olayı hızlanır.

-Kan şekeri yükselir.

-Göz bebeği büyür.

-Dolaşım ve solunum hızı artar.

-Kan basıncı yükselir.

Tüm bunların amacı, vücudu acil harekete hazırlamaktır ve dış etkilere karşı korumaktır.

Pankreas

Sindirim siteminden de tanıdığımız pankreas 2 çeşit hormon üretir:

İnsülin Hormonu:

Kandaki şeker miktarı arttığı zaman salgılanır ve görevi kandaki şeker miktarını düşürmektir.(kandaki fazla şekeri karaciğere göndererek orada depo edilmesini sağlar.)

Eksikliğinde şeker hastalığı ortaya çıkar.

Glukagon Hormonu

Kandaki şeker oranının artmasına sebep olur.(karaciğere depo edilmiş olan fazla şekerin tekrar kana karışmasını sağlar.) Eksikliğinde şekersiz şeker hastalığı ortaya çıkar.

Eşey Bezleri

Dişilerde yumurtalık erkeklerde testisler eşey bezlerini oluşturur. Yumurtalıklar östrojen hormonu salgılar. Testisler ise testesteron hormonu salgılar.

Dişilerde;

Östrojen Hormonu

Dişilerde cinsiyet karakterlerinin(özellikleri) oluşmasını sağlar. (ince ses, vücut hatları, göğüs gelişimi gibi…) Yumurta oluşumunu sağlar.

Erkeklerde;

Testesteron Hormonu

Erkek cinsiyet özelliklerinin oluşmasını sağlar. (sakal, bıyık, ses kalınlaşması) Sperm üretimini sağlar.

Denetleyici Ve Düzenleyici Sistemimizin Sağlığını Korumak İçin;

-Dengeli ve düzenli beslenmeliyiz.

-Alkol, sigara ve uyuşturucu gibi maddelerden uzak durmalıyız.

-Sinir sistemini etkileyecek olan ağır sporlardan uzak durmalıyız.

-Ani hareketlerden, çarpma ve darbelerden sakınmalıyız.

-Denetleyici ve düzenleyici sistemimizdeki rahatsızlıklarda doktora başvurmalıyız.